Müsvedde'nin Hikâyesi

Müsvedde'nin Hikayesi

Müsvedde, bir şirket kurulmasının hikâyesinden önce, bir fikrin yavaş yavaş kendi mecrasını bulmasının hikâyesi. Önce bir kitap bölümünde doğdu. Yıllar sonra bir markanın adına dönüştü. Ardından etrafında bir ekip, bir çalışma kültürü ve nihayet kendi mekânı oluştu. Bugün Müsvedde; danışmanlığı, hekimliği, eğitimi, yazarlığı ve düşünsel üretimi aynı çatı altında buluşturan, kendisi de gelişmeye ve yeniden yazılmaya devam eden bir yapı.

İsmin Doğuşu

Müsvedde adı, henüz ortada bir marka düşüncesi yokken, yazılmakta olan bir kitabın içinde doğdu. O yıllarda birkaç ayda bir başlayan ve kimi zaman haftalar süren yoğunlaşma dönemlerinde; deneme, anı ve kısa hikâyelerden oluşacak bir kitap üzerinde çalışılıyordu. Dışarıdan bakıldığında dünyadan kopmuş gibi görünen bu dönemlerin içeride de kendine özgü bir hareketi vardı. Bu hareket, kitapta iki hayalî unsur üzerinden anlatıldı: Önden gidenin adı Hamule idi. Heybesinde yazıya dönüşmeyi bekleyen fikirleri, imgeleri, hatıraları ve gözlemleri taşıyordu. Arkadan gelen Müsvedde ise bu yükleri kâğıda dökerek Hamule’ye yetişmeye çalışıyordu. Fakat yazdıkça aradaki mesafe her zaman kapanmıyordu. Bazen yeni fikirler, yazıya aktarılabileceklerinden daha hızlı çoğalıyor; Hamule’nin heybesi boşalmak yerine daha da ağırlaşıyordu. Müsvedde ona yetiştiğinde ise o dönemin yazma faslı tamamlanıyor, ikisi de yeni birikimler oluşana kadar yerlerinde bekliyordu. Hamule, Arapça ḥ-m-l kökünden geliyor; yükü ve taşınanı ifade ediyor. Hamal ve hamile gibi Türkçede tanıdığımız kelimeler de aynı kökle ilişkili. Müsvedde ise Arapça s-v-d kökünden; siyah, kara ve karalamakla ilişkili. Türkçedeki “karalama” gibi, bir metnin henüz tamamlanmamış hâllerini anlatıyor. Eskiler kendi eserlerinin önsözlerinde tevazuyla “bir şeyler karaladım” derlermiş… Aynı kökün tarihî anlam katmanları arasında “sevda”nın da bulunması, isme ayrıca hoş bir çağrışım kazandırıyor. Müsvedde adı, henüz yayımlanmamış bir kitabın sayfalarında böyle doğdu.

2016-2019

Bir Kitaptan Markaya

2024 yılında henüz Müsvedde adıyla kurulmuş bir yapı yoktu. Dr. Salih YILDIRIM, İstanbul’da yatılı bir rehabilitasyon merkezinin kurum hekimliğini yapıyor; danışanlarını da hem bu kurumdaki muayenehanesinde hem de başka bir özel hastanede kabul ediyordu. Kendine ait bir marka ya da mekân düşüncesi, uzun vadeli idealler arasında bulunsa da henüz yakın geleceğin planlarına girmiş değildi. O yıl başka bir hayal gerçekleşti ve geçmiş yıllarda yazılmış şiirlerden oluşan Ilık Zehir şiir kitabı yayımlandı. Kitabın ticari bir beklentiden çok, kendisine temas edebilecek insanlara ulaşması hedefi vardı. Fakat bu süreç kısa zamanda bazı ihtiyaçları görünür hâle getirdi: Kişisel sosyal medya hesaplarından kitap tanıtmak hem istenilen estetik ve profesyonel çizgiyi yakalamıyor hem de ciddi bir zaman ve emek gerektiriyordu. Önce yalnızca kitap için ayrı hesaplar açılması düşünüldü. Ardından şu soru ortaya çıktı: Yeni kitaplar yayımlandığında ne olacaktı? Gelecekte danışmanlık çalışmaları genişlediğinde her alan için yeniden mi başlanacaktı? Böylece mesele tek bir kitabın tanıtımından çıktı; ileride doğabilecek bütün üretimlerin üzerinde yükselebileceği sağlam bir temel kurma düşüncesine dönüştü. Bu arayışın son görüşmesi, daha sonra Müsvedde’nin Marka Danışmanı olacak olan M. Haris Erdem ile yapılan uzun bir akşam yemeğinde gerçekleşti. O akşam Haris’in sorduğu basit görünen bir soru, yönü değiştirdi: “Neden tanıtmak istiyorsun bu kitabı?” Cevap, kitabın yalnızca muhataplarını bulmasının istenmesiydi. Fakat Haris, yolculuğa şiir kitabından başlamanın doğru sıra olmayabileceğini söyledi. Şiirlerin değerinden bağımsız olarak, önce Dr. Salih YILDIRIM’ın hekimliği, danışmanlığı, çalışmaları ve düşünsel üretimiyle tanınması; kitapların da bu bütünün doğal bir parçası olarak okurla buluşması daha sağlam bir yol olacaktı. O masada, ileride kurulması düşünülen yapının zamanının geldiğine karar verildi. Adıysa yıllar önce, kendisinden önce doğmuştu: Müsvedde.

2024

Kimliğin Kurulması

Bir marka oluşturmak için isim, alan adları, tesciller ve görünürlük çalışmaları gerekiyordu. Fakat Müsvedde’nin ilk ciddi toplantılarında, bunların hepsinden önce daha temel sorular gündeme geldi. Yönetim bilimci Raşit YILDIRIM’dan danışmanlık istendi. Raşit Yıldırım, şirketlere kurumsallaşma ve yönetimde profesyonelleşme hizmetleri vermektedir; ve bu konuda kendisini “firma doktoru” olarak ananlar vardır. Davet edildiği toplantıda önce Haris ve Salih’ten teknik meseleleri dinledi. Ardından onları durdurdu: “Bunlar sonranın işleri. Önce misyonunuzu, vizyonunuzu ve değerlerinizi belirlemeniz lazım.” “İyi olmak”, “faydalı olmak”, “etik ve kaliteli çalışmak” elbette önemliydi. Fakat bunlar, tek başına Müsvedde’nin nasıl bir yapı olacağını anlatmaya yetmiyordu. Raşit Yıldırım’ın daha somut soruları, bazı cevapların ilk defa görülmesini sağladı: Şubeleri olan büyük bir yapı mı kurulmak isteniyordu? Daha çok büyümek uğruna okumaya, yazmaya ve düşünmeye ayrılan zamandan vazgeçilebilir miydi? Başarı yalnız sayı, hacim ve gelirle mi ölçülecekti? Bu soruların ardından haftalar boyunca Müsvedde’nin değerleri, misyonu ve vizyonu üzerinde çalışıldı. Metinler yazıldı, yeniden yazıldı ve tekrar tekrar gözden geçirildi. Bugün web sitemizde yer alan temel ilkelerin ilk hâlleri o dönemde oluştu. İsim konusunda çevreden farklı görüşler geldi. “Müsvedde” bazılarına fazla mütevazı, bazılarına tamamlanmamış, bazılarına da bir danışmanlık markası için alışılmadık görünüyordu. Fakat ismin taşıdığı anlam, tam da kurulmak istenen yapıyla örtüşüyordu. Çünkü Müsvedde, değersiz ya da eksik olmak demek değil; yeniden yazılabilir olmak demektir. İnsan hayatı da biraz böyle ilerliyor. Öğreniyor, değişiyor; bazı cümlelerini düzeltiyor, bazı sayfalarını yeniden yazıyor. Kendisini bir defada tamamlanmış bir eser gibi değil, gelişmeye açık yaşayan bir metin gibi kuruyor. Bu anlayış, daha sonra Müsvedde’nin mottosunda da karşılığını buldu: Kendini sürekli keşfet ve yeniden yaz. Aynı yaklaşım, yakın gelecekte yayınlanacak klinik psikoloji üzerine denemeler içeren Müsvedde – İnsan Denen Taslak kitabının adına ve temel düşüncesine de yerleşti. Bu kitabın editörlüğünü, Dr. Salih Yıldırım’ın süpervizörlük hizmeti de aldığı Uzm. Kl. Psk. Tuba ÜSTÜNEL üstlenmektedir. Haris’in de desteğiyle isim korundu ve markanın adı kesinleşti: Müsvedde.

2024

Markadan Kuruma

İsmin kesinleşmesinin ardından Müsvedde yavaş yavaş görünür bir kimlik kazanmaya başladı. Marka tescilleri ve alan adları alındı; kurumsal kimlik, iletişim kanalları ve dijital mecralar oluşturuldu. Profesyonel çekimlerle düzenli içerik üretim ve paylaşımlarına başlandı. Danışmanlık çalışmaları bir süre daha mevcut düzen içinde devam ederken, Müsvedde artık yalnızca kurucusunun kişisel çalışmalarının adı olmaktan çıkıyor; farklı uzmanlıkların ve bakış açılarının katkıda bulunduğu bir yapıya dönüşüyordu. Zaman içinde ekibe; Marka Danışmanı, Kurumsallık Danışmanı, Süpervizör & Editör, Sekreterlik ve asistanlık desteği eklendi. Müsvedde’nin ilk yılına yaklaşılırken ekip, ailelerin de katıldığı yemekli bir toplantıda bir araya geldi. Yapılanlar, öğrenilenler ve sonraki adımlar konuşuldu. Bu sürecin en güzel yanlarından biri, danışanların da bu heyecanı paylaşmasıydı. Uzun zamandır sürdürülen görüşmeler aynı samimiyetle devam ederken, pek çok danışan Müsvedde’nin kuruluşunu kendi hayatlarına katılan yeni bir gelişme gibi kutladı.

2024-2025

Firmalaşma ve Ayrışma

Bir süre sonra tam zamanlı kurum hekimliği ile, giderek gelişen Müsvedde çalışmalarının aynı düzen içinde sürmesi zorlaşmaya başladı. Müsvedde’nin bağımsızlaşması ve danışmanlık çalışmalarının daha sağlam bir zemine taşınması için firmalaşma süreci başlatıldı. Ekibe bir serbest muhasebeci mali müşavir dâhil oldu; danışanların kabul edilebilmesi için bir danışmanlık merkeziyle paylaşımlı ofis anlaşması yapıldı. Müsvedde artık yalnız bir marka değil, hukuki ve kurumsal kimliği bulunan bir firma hâline gelmişti. Bu dönemde Dr. Salih YILDIRIM, danışmanlık çalışmalarına ve Müsvedde’ye daha fazla zaman ayırabilmek için tam zamanlı çalıştığı klinikten ayrıldı; hekimliğini yarı zamanlı olarak sürdürmeye başladı. Böylece uzun süredir iç içe yürüyen çalışmalar, birbirlerini beslemeye devam etmekle birlikte daha belirgin sınırlara ve kendi çalışma düzenlerine kavuştu.

2025

Müsvedde'nin Evini Bulması

Müsvedde için kendi mekânını aramaya başladığımızda, gönlümüzdeki yer başından beri belliydi: Kadıköy / İstanbul Bu tercih yalnız ulaşım kolaylığına dayanmıyordu. Kadıköy; Dr. Salih YILDIRIM’ın İstanbul Atatürk Fen Lisesindeki yatılı öğrencilik yıllarından beri sokaklarını, semtlerini, sahillerini tanıdığı; kişisel hafızasında özel bir yeri bulunan bir bölgeydi. Camilerle kiliselerin, tekkelerle gece kulüplerinin yan yana yaşayabildiği; vapurların, trenlerin, insanların ve fikirlerin sürekli karşılaştığı, kendi içinde küçük bir metropol… Üstelik Marmaray, metro, metrobüs, vapur hatları ve YHT’nin kesiştiği konumuyla İstanbul’un iki yakasından da hatta şehir dışından da kolayca ulaşılabilen doğal bir merkezdi. Arayış sırasında gayrimenkul danışmanı Ali KARATAŞ sürece katıldı. Mekân seçimindeki katkıları ve Müsvedde’ye dışarıdan bakarken yakaladığı ayrıntılar, bu iş birliğinin ofis bulunduktan sonra da sürmesine vesile oldu. Ali Karataş, bugün bağımsız üye statüsünde, Müsvedde’ye “dışarıdan bir göz” sunmaya devam ediyor. Fiziki ve resmî bağımsızlığımız arttıkça hukuki yükümlülüklerimiz de çeşitleniyor ve genişliyordu. Zemini sağlam kurduğumuzdan emin olmak adına ekibe bir hukuk müşaviri, Av. Fatih ATAR da dâhil edildi. Mimarımız Beyza KÜÇÜKKURT ile mekân idealimizin şekillendirilmesine daha bir yer tutulmadan önce başlandı. Aday yerler kendisiyle birlikte incelendi. Uygun yer bulunduğunda imzalar atıldı ve tadilat başladı. Aylar süren hazırlıkların ardından, 2026 yılında tam hayal edilen, içe sinen bir ofis: şatafattan uzak ancak dikkatli bakışlara bir küretasyon süreci içinde demlendiğini göz kırpan bir ofis ortaya çıktı. Müsvedde artık danışanlarını kendi evinde ağırlıyordu. Bir evin yalnız binaya değil, düzene de ihtiyacı vardı. Tam bu dönemde ekibe katılan asistanımız Bahadır A. ULAŞ, asistanlık, randevular, eşgüdüm ve lojistik alanlarında Müsvedde'nin günlük işleyişini üstlenmeye başladı. Danışanlarla ilk temaslardan randevu organizasyonuna, ekip içi koordinasyondan operasyonel süreçlere kadar pek çok konuda Müsvedde'nin vazgeçilmez parçalarından biri hâline geldi. Yazılım konusundaki birikimini de sürece taşıyarak bu web sitesinin hazırlanmasını üstlendi. Böylece Müsvedde'nin yalnız fiziksel değil, dijital evi de içeriden bir ekip arkadaşının emeğiyle şekillenmiş oldu.

2025-2026

Müsvedde'nin Mutfağı

Müsvedde kendi mekanına kavuştuktan sonra ekip, ikinci büyük buluşmasını burada gerçekleştirdi. Bu toplantının adı kendiliğinden ortaya çıktı: Müsvedde’nin Mutfağı. Çünkü yapılan işlerin yalnız sonuçlarının değil; nasıl hazırlandığının, hangi fikirlerin elendiğinin, hangi soruların hâlâ cevapsız kaldığının da konuşulduğu bir yer olsun istedik. Müsvedde’nin Mutfağı’nda herkes kendi uzmanlığıyla masaya geliyor. Danışmanlık çalışmaları, kurumsal süreçler, iletişim, hukuk, yayınlar, eğitimler ve yeni projeler birlikte değerlendiriliyor. Bağımsız üyemiz de içeriden bakarken görülmeyebilecek noktaları dışarıdan işaret ediyor. Bu buluşmaları artık düzenli hâle getiriyoruz. Çünkü Müsvedde’yi tamamlanmış bir yapı olarak değil, yaşayan ve öğrenen bir organizasyon olarak görüyoruz. Adımızın bize hatırlattığı gibi: Her şey yeniden düşünülebilir. Her metin yeniden yazılabilir. Biz de öyle.

2026 - Bugün

Ofisimizden Kareler

office-0
office-1
office-2
office-3
office-4
Danışmak için tıklayın